SADECE YERLİ TOHUMLARDAN ÜRETİLİR

DAPHAN ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİM GELİŞTİRME SANAYİ TİC. A.Ş

BİZ KİMİZ?



DAPHAN ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİM UYGULAMA GELİŞTİRME İTHALAT İHRACAT TURİZM SANAYİ TİCARET PAZARLAMA A.Ş

daphan_logo2

Ticari faaliyetimizi sürdürmek için DAPHAN ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİM UYGULAMA GELİŞTİRME İTHALAT İHRACAT TURİZM SANAYİ TİCARET PAZARLAMA A.Ş kurmuş ve faaliyetimizi sürdürmekteyiz. Şirketin 1,500.00 TL ödenmiş sermayesi olup; Birlik üyeleri şirketin ortağı ve sözleşmeli üreticileridir.

Şirketin Faaliyetteki Üretim Tesisleri:

1.)    Organik Un İşleme ve Ambalajlama Tesisi
2.)    Organik Bakliyat İşleme ve Ambalajlama Tesisi
3.)    Organik Hayvan yemi Üretim Tesisi
4.)    Organik Süt toplama merkezleri tesisi
5.)    Organik Süt İşleme  Tesisi

DOĞU ANADOLU TARIMSAL
ÜRETİCİLER VE BESİCİLER BİRLİĞİ

daphan_logoDoğu Anadolu bölgesinde Üye Sayısı: 3500 Şubeler: Erzurum, Artvin_Yusufeli, Sivas, Bayburt, Muş, Erzincan, Bingöl, Ağrı, Ardahan, Ilıca, İspir, Aşkale, Tortum, Çat, Karaçoban, Tekman, Hınıs, Karayazı, Horasan, Pazaryolu, Pasinler, Uzundere, Oltu, Olur şubeleri bulunan bir sivil toplum örgütüdür.

ERZURUM ORGANİK TAHIL
ÜRETİCİLER BİRLİĞİ

5200 sayılı üretici birlik yasası kapsamında kurulmuş Erzurum da Organik Tahıl üretimi ile faaliyet sürdüren 688 üyesi bulunan bir sivil toplum örgütüdür.

BİR BÖLGE

Bir coğrafi bölge düşünün…

Bu bölgede yaşayan insanların, tarımdan başka uğraşları olmayan, karın tokluğuna tarım ve hayvancılıkla geçim sağlama zorunluluğu olan bir bölge…
Atadan görülen sistemlerle tarımın sürdürüldüğü bir bölge…
Zemherinin, ayazın hüküm sürdüğü yaklaşık 6 ay karlar altında kalan bir bölge…
Atadan kalan tohumların ekildiği, verim artışı, kaliteli ürün bilincinin gelişmedi bir bölge…
Tarımda” böyle geldi, böyle gitmez” diyerek yazının tarımsal örgütlenmeyle çözüleceğine inanılan bir bölge…
Bölgenin kalkınması için gerekli olan tarımsal örgütlenmeyi sağlayan böylece bölgesel kalkınmaya katkı yapacak bir bir lokomotif. Gerçek bir sivil toplum örgütü…

DOĞU ANADOLU TARIMSAL ÜRETİCİLER VE BESİCİLER BİRLİĞİ

BÖLGELER ARASI
DENGESİZLİK

Ülkemiz, coğrafi konum nedeni ile değişik bölgelerden oluşmaktadır. Coğrafi konum nedeni ile bölgeler arası sosyo-ekonomik farlılık ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan farklılıklar başka etmenler etkili olsa bile tarımsal yönden coğrafi konum en etkili etmendir. Ülkemizde bazı bölgeler deniz seviyesinde olup; kar yağışı-don dolayı görülmezken; bazı bölgeler 2000 metre rakım 150 gün kar ve don altındadır. Bu iki bölgede de tarım yapılmakta, uygulanan tarım politikaları karşısında iki bölgenin çiftçisi de aynı oranda yansımakta, aynı kefeye koyulmaktadır.
Bir bölgede aynı tarladan yılda 3 veya 4 ürün alınırken, diğer bölgede zar zor şartlarda bir ürün almaktadır. 3 veya 4 ürün alan çiftçi zirai kredisinin 3 veya 4 üründe değerlendirir. Bir ürün alan çiftçi aynı faiz oranı ile aldığı zirai krediyi bir üründe değerlendirmektedir.
Örnekleri artırmak mümkündür. Gelişmiş bölge çiftçisinin tarımsal girdi (mazot, gübre, tohum) fiyatları ile gelişmemiş bölge çiftçisinin kullandığı tarımsal fiyatları aynıdır. Uygulanan tarım politikaları gelişmiş bölgenin çiftçisinin geliştirirken, gelişmemiş bölgenin çiftçisinin elbette pazarını gelişmiş bölge çiftçisine kaptırarak, onunla rekabet edemeyecektir. Gelişmiş bölge çiftçisi ekmiş olduğu 1 kg tohumla 35 – 40 kg ürün alırken gelişmemiş bölge çiftçisi ekmiş olduğu 1 kg tohumla 5 – 7 kg ürün almaktadır.
Açık ifade ile; gelişmiş bölgenin kazancı iyi çiftçisi  karşısına, gelişmemiş bölgenin dar gelirli çiftçisini çıkarmak; bölgeler arası dengesizliğin gerçek yüzüdür.

BÖLGESEL KALKINMA

Doğu Anadolu Bölge’sinin, Çukurova, İç Anadolu, Batı Anadolu bölgesinde üretilen tarım ürünleri ile rekabet etme, ulusal pazara girme şansı yoktur.
Doğu Anadolu bölgesinin, tarımsal üretimde geri kalması üç önemli faktöre bağlıdır. Birinci faktör üretim düşüklüğü, ikinci faktör kalite, üçüncü faktör ürün çeşitliliğinin azlığıdır.
Doğu Anadolu bölgesi ürettiği tarımsal ürünü ulusal pazara sokamadığı için geri kalmış bir bölgedir. Sahip olduğu pazarı da gelişmiş bölgelerin inisiyatifindedir. Doğu Anadolu bölgesindeki tüm fırınlar gelişmiş bölgelerden gelen unu işlerken, marketlerde gelişmiş bölgelerden gelen nohut, bulgur, mercimek gibi tarımsal ürünler satılmaktadır.
Amerika gibi gelişmiş ülkeler, gelişmemiş ülkelerin pazarında etkili olarak pazarı ele geçirdiği gibi gelişmiş bölgelerde gelişmemiş bölgelerin pazarında etkilidir. Gelişmemiş Doğu Anadolu bölgesi çiftçisi ürettiği tarımsal ürününü satamaz, pazar bulamaz ise ya tarımdan çekilir, ya da büyük kentlere göç eder.
Gelişmemiş Doğu Anadolu çiftçisi Bölgesel Kalkınmayı nasıl sağlar? Doğu Anadolu çiftçisi, gelişmiş bölge çiftçisiyle rekabet edemediğine göre; dünyadaki gelişmeleri yakından incelemeli kendi bölgesel potansiyelini değerlendirmelidir. Gelişmiş bölgelerin çiftçileri, ulusal ve uluslararası pazarda hangi tarım sektöründe başarılı olamadığını tespit etmek gerekir.
Ulusal pazarda gelişmemiş bölgelerin çiftçisi karşısında başarılı olan gelişmiş bölge çiftçisi ulusal pazarda ve 35 milyar dolar potansiyeli olan uluslararası Organik Üretimde başarılı değildir.

Nedeni ise;
Gelişmemiş bölgelerde aşırı kimyasal ilaç tüketimi ile süne-Akdeniz sineğinin yoğun ve yaygın olmasıdır. Gelişmiş bölge arazileri ve yeraltı suları kimyasallarla kirletilmiştir. Gelişmiş bölgelerde üretilen organik ürünlere ilgi yoktur.
Gelişmemiş bölgelerde, özellikle Doğu Anadolu bölgesinde organik üretim potansiyeli var mıdır? Neden?
Doğu Anadolu çiftçisi gerek gelir seviyesinin düşüklüğü gerekse verim düşüklüğü nedeni ile kimyasal gübrelere yeterince ilgi gösterememiş, tüketememiştir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının TARIMSAL VERİLERİNİ incelersek; Çukurova bölgesini bir yılda tükettiği kimyasal gübreyi Doğu Bölgesi yirmi beş yılda tüketememiştir. Hüküm süren sert iklim yüzünden bugüne kadar SÜNE zararlısına rastlanmamıştır. Açık ifade ile; Doğu Anadolu Bölgesinde arazi ve yer altı suları temiz olup ORGANİK TARIM potansiyeli mevcuttur.

PROJELERİMİZ

UNDP Doğu Anadolu Kalkınma Programından

SÖZLEŞMELİ ORGANİK
TARIM PROJESİ

2004 yılında Erzurum eski valisi Sn Mustafa MALAY’ın girişimleri ile 633 çiftçiyi kapsayan SÖZLEŞMELİ ORGANİK TARIM PROJESİ hazırlanmış ve uygulamaya koyulmuştur.
Projeye maddi olarak UNDP destek verdiği gibi Prof. Dr. Ziya YURTTAŞ,   Doç. Dr. Erol ÇAKMAK DAKAP’ı  temsilen paydaş olurken, teknik destek olarak Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Mükerrem KAYA Doğu Anadolu Araştırma Enstitüsünden Şerafettin Çakal,  DSİ Bölge Müdürü Hacı AKSAL paydaş olarak katılmışlardır.
Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Birliği bu proje ile Organik Tarım konusunda sesini duyurmuştur. Çiftçimiz organik tarım konusunda ilk başarısını somut olarak elde etmiştir.

İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ
ORGANİK BUĞDAY PROJESİ

İstanbul Büyük Şehir Belediyesi İstanbul’la göçü önlemek amacıyla, göç veren illeri kapsayan illerde organik buğday ürettirmek, üretilen organik buğdaylarla İstanbul Halk Ekmek’te organik ekmek üretmeyi amaçlamıştır.
İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin Organik Tarım Projesi ile örtüşen Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Birliği’nin sözleşmeli organik tarım projesi Milletvekili Prof. Dr. Mustafa ILICALI’ nın  desteği de alınarak Sayın Dr.Mimar Kadir TOPBAŞ a ulaştırılmış, protokol sağlanmıştır.
2005 yılında 1500 sözleşmeli çiftçinin ürettiği 5000 ton organik buğday İstanbul Halk Ekmeğe verilirken ;2006 yılında 3000 çiftçinin ürettiği 10.000 ton Organik Buğday İstanbul Halk Ekmeğe satılmıştır.proje Doğu Anadolu’da 11 ili kapsamaktadır.
Bu proje sadece Organik tarım yapan üreticiyi değil bölge insanında büyük katkılar sağlamıştır. İşçisinden nakliyecisine kadar karma değer oluşturmuştur.
Büyük kentlerde büyük gıda tüketimleri vardır. Bu gıda tüketimleri genelde gelişmiş bölgelerde üretilen tarım ürünleri ile sağlanırken, gelişmiş bölge üreticiyle rekabet edemeyen doğu üreticisi ürününü ulusal pazarda ilk kez satmanın gururunu yaşamaktadır. Doğu Anadolu tarımına verilecek en büyük destek büyük kentlerde ürününü Organik sertifikasıyla pazarlaması olacaktır. Bu proje Türkiye genelindeki diğer gelişmiş metropol şehirlerde de uygulana bilirse Doğu üreticisinin artık her şeyi devletten bekleme düşüncesinin yanı sıra pazara hakim olma özgüvenin artıracaktır.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Sosyal Riski Azaltma Programından

ORGANİK SÜT SIĞIRCILIK
PROJESİ

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının uyguladığı; Sosyal Riski Azaltma Projesi kapsamında Organik Süt Sığırcılığı Projesi hazırlanarak uygulanmıştır.
Proje kapsamında 240 çiftçiye ikişer adet gebe düve dağıtılmıştır.
Doğu Anadolu üreticisinin en büyük geçim kaynağı hayvancılıktır. Türkiye mera varlığının %24’ ü doğu Anadolu bölgesindedir. Doğu Anadolu Bölgesinde hayvancılığın gerilemesinin en büyük nedeni yıllardır uygulanan yanlış tarım politikaları ile atadan gördüğü biçimde ilkel hayvancılığın sürdürülmesidir. Dünya teknolojileri karşısında elbette ilkel hayvancılık başarılı olamaz et ve sütte AB standardını yakalayamaz ulusal ve uluslar arası pazara hakim olamaz.
Bölge hayvancılığının geliştirmek pazara hakim olmanın tek yöntemi Organik Hayvansal üretimdir. Yurt içi ve Yurt dışı pazarı vardır. Bu pazardan pay almanın tek yolu Organik süt sığırcılığını geliştirilmesidir.

AB Bölgesel Hibe Programlarından

ORGANİK UN İŞLEME VE
AMBALAJLAMA PROJESİ

Doğu Anadolu Bölgesinde üretilmekte olan organik tahıllar uluslar arası organik ürün pazarlayan büyük şirketlerin ilgisini çekmiştir. Gelecek yıllar için organik tahıl unu talebinde bulunan yabancı kuruluşlara ilgili yasaya uygun işleme ve ambalajlama ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bölgede üretilen organik tahılları işleyip ambalajlamayla birlikte bölgeye katma değer sağlaması amacı ile ORGANİK UN İŞLEME VE AMBALAJLAMA PROJESİ yapılarak uygulamaya başlamıştır.
AB kaynaklarından alınan hibelerle bu proje gerçekleştirilmeye başlanmıştır.tesis için gerekli ekipman ve makine alımları ihale aşamasındadır.

Sözleşme Tarihi.01 HAZİRAN 2006
Proje Süresi:12 Ay
Proje Maliyeti:115.084 EURO
Merkezi Finanstan Talep Edilen: 100.000 EURO

AB Bölgesel Hibe Programlarından

ORGANİK BAKLAGİLLER İŞLEME VE AMBALAJLAMA PROJESİ

Bölgede uzun yıllar büyük ölçekli nohut, mercimek, fasulye üretimi yapılırken son yıllarda; gerek pazara ulaşamama gerekse üretilen baklagillerin işlenip ambalajlama tesislerinin olmayışı nedeniyle baklagil üretiminden vazgeçilmiştir.
Baklagiller organik üretimde, yeşil gübre görevini görmesi, tahıllara münavebe olarak ekilmesi ihtiyacından dolayı; organik baklagil üretimine başlanmıştır. Bölgede üretileb organik baklagilleri işlemek, ambalajlamak ve bölgeye katma değer sağlamak için ; ORGANİK BAKLAGİLLER İŞLEME VE AMBALAJLAMA PROJESİ hazırlanmış ve uygulamaya başlamıştır.
AB hibelerinden alınan desteklerle uygulanan bu projenin makine alımları ihale safhasındadır.

Sözleşme Tarihi.01 HAZİRAN 2006
Proje Süresi:12 Ay
Proje Maliyeti:115.000 EURO
Hibe Tutarı: 100.000 EURO

AB Bölgesel Hibe Programlarından

ORGANİK HAYVAN YEMİ ÜRETİM PROJESİ

Organik hayvancılığın gelişmesi, Organik hayvan yemi üretimi ile başlar. Organik buğdayın işlenmesinden elde edilen organik kepek ve organik bakliyat artıklarının öğütülerek değerlendirilmesi organik hayvan yemi üretimi ile sağlanacaktır.
Hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla verilen kaba hayvan yem teşvikleri bölgede yonca,korunga,fiğ üretimini artırmıştır. Üretilen kaba hayvan yemlerinin hasadı depolanması ve hacimsel yoğunluğu nedeniyle taşınarak pazarlanması zordur. Bağ ve balya olarak depolandığı için büyük oranda yaprağını çiçeğini dökmekte protein kaybına neden olmaktadır. Yeşil olarak saklanamadığı için tüketim sırasında fire oranı yüksektir. Olumsuzluklar göz önüne alınarak ORGANİK HAYVAN YEMİ ÜRETİM PROJESİ hazırlanmıştır.
Organik Hayvan Yemi Üretimi Projesi Türk hayvancılığı için bir ilk ve yeniliktir.
Yonca, korunga, fiğ gibi kaba hayvan yemleri ot slaj makinesi ile hasat edilecek, tesiste rasyonu hazırlanarak vakumlu ambalajla vakumlanacaktır. Vakumlu ambalaj içerisinde yaprak ve çiçeği ile üç yıl dayanma özelliğine sahip organik hayvan yemleri, tüketimde firesiz olacaktır.
AB kaynaklarından alınan hibe destekleriyle uygulamaya koyulan ORGANİK HAYVAN YEMİ ÜRETİM PROJESİ makine alım aşamasındadır.

Sözleşme Tarihi.01 HAZİRAN 2006
Proje Süresi:12 Ay
Proje Maliyeti:130.000 EURO
Hibe Miktarı: 100.000 EURO

Kırsal Yatırımların Desteklenmesi Programından

ORGANİK SÜT TOPLAMA MERKEZLERİ  PROJESİ

Bölge hayvancılık bölgesidir. Türkiye mera varlığını %24 bölgededir. Bölge çiftçisi hayvancılıkta başarılı olamadığı gibi kaliteli hayvansal ürün üretememekte ulusal pazara çıkamamaktadır.
Üretilen sütler işleme merkezlerine uygun koşullarda ulaşamadığı için süt içerisinde bakteri sayısı artmakta sütün kalitesi düşmektedir. Bölgede üretilen sütleri köylerden işleme merkezlerine ulaştırmak amacıyla; pilot köylere süt soğutma tankları ihdas edilmesi gerekmektedir.
Kırsal Yatırımları Destekleme programından alınan hibe desteklerle;Erzurum  ilinde 15 köye 15 süt soğutma ve toplama merkezi kurulacaktır.

ORGANİK SÜT TOPLAMA MERKEZLERİ PROJESİ
(Yer tespiti aşamasındadır.)

Sözleşme Tarihi:29 ARALIK 2006
Proje Süresi:15 Ay
Proje Maliyeti:348.650 YTL
Hibe Esas Proje Tutarı:348.650 YTL
KKYDP den Talep Edilen Tutar:174.325 YTL
Hibeye Esas Proje Tutar %: %50

Kırsal Yatırımların Desteklenmesi Programından

ORGANİK KETEN TOHUMLU –ISIRGAN OTLU PEYNİR ÜRETİM PROJESİ

Bu gün Türkiye de süt işleyen mandıralar fabrikalar süt ürünün olarak genelde aynı türden peynirler (kaşar beyaz) üretmektedirler. Süt ürünlerinde ulusal pazara girmek büyük peynir çiftçileri ile rekabet etmek zordur.
Ulusal peynir pazarına ancak farklı bir peynir çeşidi,farklı bir marka ile çıkmak mümkündür. Ulusal pazarda bu güne kadar hiçbir şirketin üretmediği çeşitle pazara hakim olmak Erzurum sütünü ulusal pazara taşımak için;
Kırsal yatırımların Desteklenmesi Programından aldığımız hibelerle; ORGANİK KETEN TOHUMU ISIRGAN OTLU PEYNİR PROJESİNİ hazırlamış uygulamaya başlanmıştır. Üretim yer tespit çalışmalarımız sürmektedir.

Sözleşme Tarihi:29 ARALIK 2006
Proje Süresi:15 Ay
Proje Maliyeti:525.559 YTL
Hibe Esas Proje Tutarı: 350.000 YTL
Ayni Katkı Tutarı:175.559 YTL
Hibeye Esas Proje Tutarının KKYDP den Finanse Edilecek % si: %50


AB Sürdürülebilir Kalkınma Fonlarından

GEZİCİ LABORATUARLARIN OLUŞTURULMASI PROJESİ

Bölgede Organik üretime başlandığı günden;gerek toprak,gerek bitki ve ürün analizi için Akredite olmuş laboratuarlara büyük paralar ödenmiştir. Organik üretim devam ettiği süre,laboratuar ücreti ödemeye devam edecektir. Bölgede akredite olmuş laboratuarlara büyük ihtiyaç vardır. Akredite olmuş laboratuar kurma çalışmalarımız sürerken hükümetin almış olduğu bir kararla toprağını tahlil ettiren çiftçiye DGD gibi toprak tahlil desteği vermesi bizleri acilen gezici bir toprak laboratuarı kurmaya yönlendirmiştir.
AB hibelerinden aldığımız desteklerle GEZİCİ LABORATUARLARIN OLUŞTURULMASI PROJESİ hazırlanmış, kabul edilmiş ve uygulamaya başlamıştır. Birkaç ay içersinde gezici laboratuarlar faaliyete başlayacaktır.

Sözleşme Tarihi:01 ARALIK 2006
Proje Süresi:12 Ay
Proje Maliyeti:104.013 EURO
Hibe Esas Proje Tutarı: 61.513 EURO

AB Bölgesel Hibe Programından

ERZURUM YÖRESİNDE ORGANİK TAHIL YETİŞTİRİCİLİĞİNİN
YAYGINLAŞTIRILMASI PROJESİ

Bölgede var olan Organik üretim potansiyelini değerlendirmek talep olan Organik tahıl üretimini geliştirmek için, çiftçinin bilinçlenmesi, eğitilmesi gereklidir. Organik tahıl üreten, çiftçileri eğitmek karşılaştığı sorunlara çözüm bulmak amacıyla ORGANİK TARIM DANIŞMA MERKEZİ kurulması için; AB hibelerinden alınan desteklerle ERZURUM YÖRESİNDE ORGANİK TAHIL YETİŞTİRİCİLİĞİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI PROJESİ uygulanmıştır.

Sözleşme Tarihi:01 HAZİRAN 2006
Proje Süresi:8 Ay
Proje Maliyeti: 96.989 EURO
Hibe Esas Proje Tutarı: 87.290 EURO


DOĞU ANADOLU TARIMSAL ÜRETİCİLER VE BESİCİLER BİRLİĞİ NİÇİN KURULMUŞTUR?

Türkiye coğrafi konum ve iklim yönünden çok büyük farklılıklar gösteren önemli bir ülkedir. Bugün’e kadar uygulanan tarım politikalarında bu farklılık gözetilmeden uygulandığı için; Doğu Anadolu’da yaşayan üreticiler hep mağdur olmuşlardır ve olmaktadırlar. Batı çiftçisi ile aynı kefeye konulan doğu çiftçisinin Tarımsal Kalkınmada ki payı düşük olunca, milli gelirden alacağı pay da düşük olmaktadır. Göz ardı edilen çiftçiler arasındaki eşitsizlik adaletsiz bir yarışı ortaya koymaktadır. Batı Anadolu da aynı tarladan bir yılda üç ürün kaldıran üretim miktarı bire otuz bire kırk verimden aşağı düşmeyen, zirai kredileri üç üründe aynı faizle kullanan çiftçi ile, Doğu Anadolu da tarlasından don riskine karşılık zar zor bir ürün kaldıra bilen ve yıllar ortalaması olarak üretim miktarı bire beş bire sekiz verim alan, zirai kredi borcunu ödemekte güçlük çeken doğu çiftçisi, girdi fiyatlarını batı çiftçisi ile aynı maliyette kullanmaktadır. Gübreyi, mazotu, tohumu, batı çiftçisi ile aynı fiyata kullanan ve verimi düşük doğu çiftçisine, köyünde istihdam et, kentlere göç etme, geçimini köyünde sağlayan Tarım Politikaları; doğu çiftçisinin yaşam şartlarını bilmiyor demektir. Doğu çiftçisinin hayat standart’ını bilmeden, tarımda teknoloji ve eğitim nutukları çiftçinin ilgisini bile çekmiyor.Doğu çiftçisinin için tek bir gerçek var o da örgütlenmeden sorunlarının çözülemeyeceği… Bu vesile ile; Doğu çiftçisi birleşerek Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler Ve Besiciler Birliğini kurmuş ve bu çatı altında günden güne gelişmesine devam etmektedir.Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler Ve Besiciler Birliği’nin kuruluş genel amacı şudur; Hangi üretim planı kulanızsanız kullanın, hangi teknolojiyi uygularsanız uygulayın, hangi desteklemeyi yaparsanız yapın, doğu tarımını örgütlemeden geliştiremezsiniz. Çünkü doğuda tarım üreticilerinin büyük bir çoğunluğu küçük çiftçilerdir bu çiftçilerin 2/3’sinin arazi varlığı ortalaması 20 dönümdür. Bu çiftçi örgütlenmeden gübreyi, ilacı, tohumu, damızlığını, mazotu ucuza alamaz kullanamaz. Bu girdileri ucuza alıp kullanamayınca verimini arttıramaz, gelirini çoğaltamaz. Bu çiftçi örgütlenmeden tefecinin, tüccarın, sanayicinin karşısında duramaz. Örgütlenmeden ürününü değeri fiyatından pazarlayamaz. Borsaya, piyasaya ulaşamaz, ihracat yapamaz, ürününün sanayisini hiç kuramaz; ekonomiye katılamaz, yönetime giremez, siyasete iştirak edemez, karnını doyuramaz.Bu nedenle; çiftçinin tüccara, sanayiciye, bürokrata siyasetçiye mahkum olmaması için özgürleşmesi için  örgütlenmesi şarttır. Birlikler, üyelerinin gelir seviyesini artırır köylünün köyünde istihdam etmesini sağlar.      Açık ifade ile ; Büyük kentlere göçün engellemesinde katkı sağlar. Bin bir umutla, büyük kentlere göç etmiş ve büyük kentlerin varoşlarında köyünde yaşadığı gibi, büyük kentlerin sorunlarının bir parçası olmuştur. Sosyal baskı yüzünden, büyük kentlerden köye geri dönüşü onur meselesi yaptığından sefalet sürdükleri kent yaşantısında direnirler…Büyük kentlerden, köyüne dönerek köyünde yeni bir yaşantı başlatacak aileler için bir organizasyon şarttır. Bu organizasyon çerçevesinde;geri dönecek ailelerin tespiti ve geri dönüşü, köyünde atıl duran ev ve arazilerin yeniden üretime kazandırılması üretilecek   ürünler için destek verilmesi önemli konu başlıklarıdır. Birliğimiz bu organizasyon önderliğine taliptir.  Duyarlı insanlarımızın ilgisini, önerisini ve desteklerini bekliyoruz.



 

 

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Mar    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Dizayn : MCE Bilişim Elektronik Mühendislik
DAPHAN ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİM GELİŞTİRME SANAYİ TİC. A.Ş.
TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

add topic Email Extractor